İngilizce Dersleri İçin Nasıl Çalışmalıyım?

Ülkemizde okullarda senelerce İngilizce dersleri veriliyor, fakat öğrenciler alınan teorik bilgileri pratiğe dökme konusunda hep eksik kalıyor. Genel olarak bütün öğrencilerin ortak bir derdi var : “Anlıyorum ama konuşamıyorum.”

İngilizce öğrenmeye veya öğretmeye başlamadan önce öğrencilerin ortak derdinin nedenleri ve nedenlerine bağlı sorunların çözümleri hakkında biraz düşünmek ve İngilizce öğrenme veya öğretme planını bilinçli bir şekilde yapmak gerekiyor

1. Ezbere dayalı eğitim sistemi

Öğrenmeye değil ezberletmeye dayalı bir eğitim sisteminin çocuklarıyız. Ezberlediğimiz konuları öğrendiğimiz konulardan daha çabuk unuttuğumuz ise bilinen bir gerçek.

İngilizce öğrenirken kelimeleri ezberlemek yerine öğrenmeliyiz. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Kelime dağarcığımızı genişletmeye çalışırken kelimelerin sadece sözlük anlamlarına göz atmak yerine değişik kullanım biçimlerini de incelemeliyiz ve yeni kelimeleri cümle içinde kullanmaya çalışmalıyız.

Örnek vermek gerekirse “go” fiilinin “gitmek” anlamına geldiğini biliyor olabilirsiniz peki bu fiilin yanına alacağı bir edat ya da zarfla tamamen değişik bir anlamda kullanılabileceğini biliyor muydunuz? Örneğin; “go on” “devam etmek”, “go ahead” “yapmaya başlamak” anlamlarına gelmektedir.

2. İngilizcenin bir ödev olarak görülmesi

İngilizce bir ödev ve zorunluluk olarak empoze ediliyor. Dolayısı ile küçük yaşlardaki öğrenciler İngilizcenin eğlenceli taraflarına değil zorlayıcı taraflarına maruz kalıyor. Bu da motivasyon kaybına sebep oluyor.

İngilizce öğrenmeyi olabildiğince eğlenceli hale getirmek ve yapılan yanlışlara kızmak yerine gülümsemek ve bu yanlışlardan öğretiler çıkarmak gerekiyor.

Görsel ve işitsel öğrenme yeteneklerimizi bu noktada etkili kullanmalıyız. Çocuklar şarkılar ve renkli şekillerle yetişkinler ise sesli bir şekilde kitap/dergi okuyarak ve İngilizce altyazılı dizi/film seyrederek İngilizce öğrenme serüvenlerine katkıda bulunabilir. Çünkü ancak dinlediklerimizi ve okuduklarımızı taklit ederek yeni ve başarılı cümleler kurabiliriz, tıpkı çocuklar gibi!

3. Pratiğe önem verilmemesi

Tekrar etmenin ve öğrendiğimiz bilgileri pratiğe dökmeye çalışmanın öğrenmeyi pekiştirdiği bilinen gerçekler.

Sınıflarda birbirimizi yaptığımız yanlışlardan dolayı yıllarca utandırdık ve bu yüzden bildiklerimizi pratiğe dökmekte hep zorluk yaşadık.

Türkçe konuşmaya çalışan bir yabancının kulağımıza ne kadar eğlenceli geldiğini ve çabasını ne kadar takdir ettiğimizi bir düşünsenize! İngilizce konuşurken ve bildiklerimizi pratiğe dökmeye çalışırken biz de karşımızdaki tarafından çabamız sonucu her zaman takdir ediliyoruz.

Şimdi bu utangaçlığı üzerimizden atıp ana dili İngilizce olan bir hocadan İngilizce dersleri alma zamanı!

(Ücretsiz 5 dakika deneme dersi için İngilizce dersleri kelime öbeğinin üzerine tıklayın!)

İngilizce Kursları – Online vs Geleneksel

İngilizce’nizi bir sonraki seviyeye taşımak istediğiniz noktada akla ilk gelen opsiyonlardan biri İngilizce kurslarıdır. Günümüzde internetin de gelişmesiyle birlikte geleneksel kursların yanı sıra online kurslar da bulunmaktadır. Peki hangisini, hangi koşullarda seçmelisiniz?

Geleneksel İngilizce Kursları

Gelenseksel İngilizce kurslarının en büyük artısı sınıf arkadaşlarınızın olmasıdır. Bu şekilde sınıfa gelmeye daha motive olabilirsiniz.

Aynı zamanda geleneksel İngilizce kurslarının birçok olumsuz yanı bulunmaktadır. Dersler fiziksel bir sınıfta verildiği için öğrencilere yansıtılan ücrette, kurumun ödeyeceği kira, fatura ve benzeri masraflar da bulunmaktadır. Günümüzde en pahalı İngilizce öğrenme seçeneği geleneksel İngilizce kurslarıdır.

Geleneksel İngilizce kurslarının bir başka zayıf yanı ise esnekliktir. Planınızı her zaman ders saatinize göre ayarlamanız gerekir. Üç aylık bir kurs boyunca, eğer Pazar günü ders alıyorsanız, hiçbir Pazar günü farklı bir plan yapamazsınız. Ya da ödediğiniz ücretten vazgeçer ve dersi kaçırırsınız.

Ayrıca geleneksel İngilizce kurslarında yabancı hocalardan çok yerli hocalara yer verilmektedir. Yerli hocalardan İngilizce kuralları öğrenmek verimli olacaktır; ancak yabancı hocalarla konuşmadan İngilizce öğrenirseniz, ağır bir aksana ve anlaşılmaz bir İngilizce’ye sahip olabilirsiniz.

Son olarak, bir sınıfla ders alıyor olmak, size gereken özel ilgiyi alamamanıza ve kişisel hatalarınızı, gelişim noktalarınızı kavrayamamanıza yol açacaktır. Eğer dersinizi özel derse çevirmek isterseniz de yüksek ücretler ödemeniz gerekecektir.

Online İngilizce Kursları

Online İngilizce kursları daha ekonomiktir. Hocaya evinizden bağlanabilirsiniz ve kurumun ödeyeceği sınıf, bina masrafına dahil olmazsınız. Teknolojinin geldiği noktada, internet o kadar hızlıdır ki, karşılıklı veya online olarak hocayla iletişim kurmanız arasındaki fark yok denecek kadar azdır.

Online İngilizce kursları daha esnektir. Günün istediğiniz saatinde, istediğiniz yerden derse bağlanabilirsiniz. Bu özellik tüm online kurslarda sağlanmamakta; ancak online İngilizce kursu Cambly’de sağlanmaktadır.

Online İngilizce kurslarında hem grup olarak hem de bireysel olarak ders alma şansınız vardır. Özel ders fiyatları piyasanın çok altında olmakla birlikte, grup dersleri daha da uygundur. Bu şekilde kişiye özel bir eğitim alabilir, İngilizce öğreniminizi hızlandırabilirsiniz

Online İngilizce kurslarında, hocaların Türkiye’de bulunması gerekmediği için, daha fazla yabancı hocayla karşılaşırsınız. Bu şekilde istediğiniz aksana ve düzgün İngilizce’ye sahip olabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hocaların aksanlı konuşan bir ülkeden olmamasıdır. (Filipin veya Sırbistan gibi) Online İngilizce kursu Cambly’de hocalar ana dili İngilizce ve aksansız hocalardan seçilmektedir.

Günümüzde online İngilizce kursları, geleneksellerin yerini almaktadırlar. Siz de size en faydalı olacak kursu seçip, İngilizce öğrenmeye başlayabilirsiniz.

English Kelimesinin Kökeni

Tüm dünyada ortak dil kabul edilen İngilizce, her ne kadar Amerika ve İngiltere ile özdeşleşen bir dil olsa da kökenine bakıldığında uzun bir geçmişe sahip olduğu görülür. Cermen dil ailesine ait olan İngilizcenin başlangıç noktası milattan sonra 5. yüzyılda Cermen kabilelerinin İngiltere’yi işgaline dayanıyor.  Anglo, Sakson ve Jutes’lerden oluşan kabileler, Danimarka ve Kuzey Denizi’ni geçerek bu dili taşımaya başladılar. O dönemde ”Keltik” dilini konuşan Büyük Britanya, Cermen kabilelerinin Keltleri buradan sürmesiyle birlikte İngilizce ile tanıştı. Bu yeni dil, yaygınlaşmak için ilk önemli noktaya ulaşmış oldu. Kabileler, Angloslar nedeniyle dile başlangıçta “Anglik” ismi bulmuş olsa da her yüzyılda bu tanım gelişme göstermiş eski – orta ve yeni dönemlerden sonra  “English” yani “İngilizce” olarak anılmaya başlamıştır.

Peki Günümüzde İngilizcenin Önemi ve Dünyadaki Yeri Nedir?

Tüm dünyada İngilizce “küresel dil” olarak kabul edilir ve tüm ticari anlaşmalar bu dilde hazırlanır. İletişimden bilime, ticaretten diplomasiye kadar her alanda uluslararası iletişim ağını sağlayan dil İngilizcedir. Büyük Britanya’da benimsenen 2. Dünya Savaşı sonrası Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel alandaki ekonomik, kültürel ve ticari etkisi sebebiyle yaygınlaşan İngilizce kısa sürede yayılmış ve önemli hale gelmiştir.

İngilizcenin eğitim, ticaret, kültür, sanat, diplomasi, siyaset, tıp, seyahat ve daha birçok alanda önemli hale gelmesi İngilizce öğrenme gerekliliğini de artırmıştır. Birçok meslekte İngilizce bir zorunluluk olarak kabul edilmektedir. Resmi dili İngilizce olan çok sayıda ülke bulunuyor. Dünya eğitim müfredatına bakıldığında okullarda yabancı dil olarak İngilizcenin tercih edildiği görülüyor. Küresel çapta iletişimi sağlayan bir dil olması, pek çok ülkede ikinci dil olarak İngilizce öğretilmesini sağlıyor.

Cambly ile İngilizce öğrenmeye başlamak için tıkla. 

İş İngilizcesi – İş Yerinde Karşılaşacağınız İngilizce Kelimeler

İş hayatının zorlu yollarında her gün yeni bir engel ile karşılaşırsınız. Bu engeller kimi zaman bir iş arkadaşına sinir olmak gibi küçük çaplı, kimi zaman ise kariyerinizin önünde duran bir set gibi rahatsız edici boyutlarda olabilir. Ayrıca herkesin İngilizce bildiği inancı ile iş yerinde kullanılan İngilizce kelimeler hayatınızı daha da zorlaştırabilir. Muhtemelen her insan hayatının bir bölümünde İngilizce eğitim almış hatta İngilizce kelimeler kullanarak kendini ifade etmiştir. Ama iş ciddiye bindiğinde, kariyer basamakları önünüzde yükselmeye başladığında dil bilmenin ve bilinen dili başarılı bir şekilde kullanmanın öneminin de arttığını görebilirsiniz.

İş Hayatında Karşınıza En Çok Çıkan İngilizce Kelimeler ve Terimler

Deadline: Bir işin bitiş ya da teslim tarihini belirtmek için kullanılan İngilizce kelimeler arasında en yaygını deadline’dır.

Feedback: Hazırladığınız iş, proje ya da raporun teslim ettiğiniz veya incelemesini istediğiniz kişi tarafından incelenmesi ve size geri dönüş yapılmasını ifade eden kelimedir.

TBD: Bu bir kısaltma “to be determined” kalıbının kısaltması genellikle tarihi ya da sonucu belirlenmemiş ve daha sonra belirlenecek işler için kullanılır.

FYI: Bu kısaltmayı da bazı maillerde sıkça görebilirsiniz. Bu kısaltma “for your interest” kalıbının kısaltmasıdır ve dikkatinize, ilginize veya bilginize anlamında kullanılır.

İngilizce kelimelerin yanı sıra kalıplar da günümüzde özellikle plazalarda oldukça sık kullanılmaktadır. İngilizce kelimeler ile Türkçe kelimelerin veya Türkçe eklerin bir araya gelmesi ile oluşturulan kalıplar da çok sık tercih edilir. Confirm etmek ya da okeylemek, onaylamak anlamında kullanılırken check etmek kontrol etmek, save etmek kayıt yapmak, forwardlamak ise maili bir başkasına iletmek anlamlarında kullanılır. Dosyaları merge edelim derken dosyaları birleştirmekten, projeyi lead edelim derken projeye liderlik etmekten bahsedilir. Cancel etmek iptal etmeyi ifade etmek için kullanılır.

Şirketlerin globalleşmesi ile birlikte daha yaygın bir şekilde karşımıza çıkan İngilizce kelimeler ile iyi geçinmek zorundayız. Yöneticinizi ya da çalışma arkadaşlarınızı net bir şekilde anlamak, iletişimi kuvvetli tutmak ve güçlü bir kariyere sahip olmak için de İngilizce öğrenmek artık zorunluk oldu. Bu zorunluluğu eğlenceli bir şekilde yerine getirmek için bu İngilizce kelimeler ve kalıplarla işe başlayabilir, iş hayatınıza ufak bir yatırımda bulunabilirsiniz.

Cambly’de yabancı hocalarla birlikte İngilizce’ni geliştirmek için tıkla. 

İngilizce Diyaloglar – Filmlerden Unutulmaz Diyaloglar

İngilizce diyalogları incelemek, yeni kelimeleri ve dil bilgisi yapılarını nasıl kullanabileceğimizi öğrenmemize yarayacak eğlenceli bir alıştırma şekli. Genellikle günlük diyaloglar üzerinden çalışmak yerine, unutulmaz filmlerden unutulmaz diyalogları inceleyeceğiz. Bu şekilde diyalogları, kelimeleri ve dilbilgisi kalıplarını filmlerle bağdaşlaştıracak ve zamanı geldiğinde daha kolay hatırlayabileceksiniz.

al-pacino-godfather-ftr

“Keep your friends close, but your enemies closer.”  The Godfather 2

Arkadaşlarını yakın tut; ama düşmanlarını daha yakın.

48548_Fr5Slip-P1.tiff

”My name is Maximus Decimus Meridius, commander of the Armies of the North, General of the Felix Legions, loyal servant to the true emperor, Marcus Aurelius. Father to a murdered son, husband to a murdered wife. And I will have my vengeance, in this life or the next.” The Gladiator.

Benim adım Maximus Decimus Meridius, kuzeyin ordusunun komutanı, şanlı lejyonların generali, gerçek hükümdarın Marcus Aurelius’un sadık hizmetkarı. Öldürülmüş bir evladın babası, öldürülmüş bir kadının kocasıyım. Ve intikamımı alacağım, ya bu hayatta ya da bir sonrakinde.

fightclub_3072168b

”The first rule of Fight Club is: you do not talk about Fight Club. The second rule ofFight Club is: you DO NOT talk about Fight Club! Third rule of Fight Club: if someone yells “stop!”, goes limp, or taps out, the fight is over. Fourth rule: only two guys to a fight.” Fight Club

Dövüş kulübünün ilk kuralı dövüş kulübü hakkında konuşmamaktır. Dövüş kulübünün ikinci kuralı, dövüş kulübü hakkında KONUŞMAMAKTIR. Dövüş kulübünün üçüncü kuralı, eğer biri ‘DUR!’ diye bağırırsa, hareketsiz hale gelirse, pes ederse dövüş biter. Dördüncü kural: sadece iki kişi dövüşebilir.

joker2

”Why so serious? Let’s put a smile on that face.” The Dark Knight

Neden bu kadar ciddisin? Hadi o yüze bir gülücük yerleştirelim.

william_wallace

”They may take our lives, but they’ll never take our freedom.” Braveheart

Canımızı alabilirler ama özgürlüğümüzü hiç bir zaman alamazlar.

forrest-gump17

“My mama always said, life was like a box of chocolates. You never know what you gonna get.” Forrest Gump

Annem her zaman hayatın bir kutu çikolataya benzediğini söylerdi. Neyi alacağını hiçbir zaman bilemezsin.

gollum-turkish-president”My precious…” The Lord of the rings

Değerlim…

Cambly’de yabancı hocalarla birlikte İngilizce’ni geliştirmek için tıkla. 

İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Bu yazımızda İngilizce’nin her alanında kendinizi nasıl geliştirebileceğiniz hakkında bilgi vereceğiz. İngilizce bir bütün. Okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerinizin hepsini ilerletmeniz, İngilizcenizi de bir sonraki aşamaya taşıyacaktır.

Okuma

Seviyenize uygun İngilizce kitaplar alın. Mesela başlangıç seviyesindeyseniz çocuk kitaplarıyla başlayabilirsiniz. Çocuk kitaplarının içerik olarak ne kadar dolu olduğunu gördüğünüzde şaşıracaksınız! Mesela Küçük Prens bunlardan bir tanesi.

İnternette bu konuda verilen en büyük tavsiye gazete okumakken aslında bu gerçekleştirilmesi en zor alışkanlıklardan. İngilizce gazetelerin kullandıkları dil, ileri seviye okuyucuları bile zorlayabilecek türden. Bu noktada Türk gazetelerin İngilizce kaynaklarını okuyabilirsiniz. Mesela Hürriyet Daily News. Hali hazırda fikriniz olan konuları  bir de İngilizce okumak, hem İngilizce’nizi geliştirecek hem de gündem hakkında bilgi almanızı sağlayacaktır.

Sesli okuma yapmayı deneyin. Bu pek çok kelimeyi aslında okuyamadığınızı farketmenize sebep olacak. Ardından bu kelimelerin okunuşlarına ve anlamalarına bakabilir, tekrar ederek, okuma becerinizi pekiştirebilirsiniz.

Dinleme

Dinlemeyi geliştirmenin en keyifli yolu yabancı film veya dizileri altyazısız izlemek. Önce bunları Türkçe altyazı yerine İngilizce altyazı ile izleyerek başlayabilirsiniz. Ancak en büyük gelişme, tamamen altyazısız izlediğinizde ortaya çıkacaktır. Anlamadığınız noktaları tekrar tekrar izleyerek anlamaya çalışabilirsiniz.

Artık Podcast’ler ve sesli kitaplar moda! Podcast’lerde ilgi alanınızdaki bir İngilizce kanalı takip edebilirsiniz. Sesli kitaplardan da seviyenize uygun bir sesli kitap edinebilir; yolda, metroda, cafede kitabınızı okuyabilirsiniz. Trevor Noah’nın son kitabı ‘Born A Crime’ı deneyebilirsiniz. Hem anlaşılır İngilizce’ye hem de ilginç bir içeriğe sahip.

Yazma

İngilizce öğrenimindeki en can sıkıcı noktalardan biri yazma yeteneğini geliştirmek olabilir.

İnternet üzerinden İngilizce yazışarak sohbet etmek, ilk bakışta yararlı gözükse de, İngilizce’ye hakim bir kişiyle yapılmadığı sürece size yardımcı olmayacaktır. Hatta yanlış yaptığınız kalıpların daha da pekişmesine, kelimeleri ve dil bilgisi yapılarını yanlış öğrenmenize sebep olacaktır.

Yazma yeteneğinizi en iyi blog, öykü, günlük veya makale yazarak geliştirebilirsiniz. Eğer ki yazdıklarınızı, İngilizce’ye hakim bir kişi kontrol edebilirse, hatalarınızdan ders alabilir, yazma yeteneğinizi bir üst seviyeye çıkarabilirsiniz.

İngilizce Kelimeler

Bu İngilizce kelime ezberleme yöntemiyle düzenli olarak yeni kelimeler öğrenebilir, dağarcığınızı geliştirebilirsiniz. Yeni kelimeler öğrenmeniz, okuma, dinleme, yazma ve konuşma yeteneklerinize yardımcı olacak, sizin İngilizce’ye daha hakim olmanızı sağlayacaktır.

Öncelikle yeni kelimeleri bir deftere not edin. İnternette pek çok kelime öğrenme uygulaması mevcut. Bunları kullanabileceğiniz gibi kitap ve gazeteleri okurken karşılaştığınız yeni kelimeleri bir kenara not edebilirsiniz.

Kelime öğrenmekte en tavsiye edilen yöntem, kelimeyi gerçek hayatınızla bağdaşlaştırma ve bir örnek cümle kurmaktan geçiyor. Not ettiğiniz her kelime için bunu uygulayın ve cümlelerinizi de defterinize yazın. Mesela ‘refugee’ kelimesini gördüğünüzde, sadece anlamını ezberlemekle yetinmeyin. Kendi hayatınızdan, gerçek bir örnek bulun. ‘It’s pretty hard time Syrian refugees. They cannot go back to Syria and they cannot live peacefully in other countries.’ Bu cümleyi defterinize yazdıktan sonra zaman zaman defterinizi açıp bu cümleleri tekrar edin. Yavaş yavaş kelime dağarcığınıza yerleşecektir. Güncel konuşmanızda veya yazmanızda bu kelimeyi kullanmaya başlayın. Ve evet, artık öğrendiniz.

Konuşma

Türkiye’de en çok eksikliği çekilen alanlardan biri konuşma. Konuşmayı geliştirmenin en iyi yolu, düzenli aralıklarla konuşma pratiği yapmaktan geçiyor. Her gün 30 dakika konuşma pratiği yapmak, bir kaç ay içinde konuşma becerinizde ciddi bir gelişmeye yol olacaktır. Etrafınızda ana dili İngilizce olan kişiler varsa onlarla sık sık konuşmak çok faydalı olacaktır.

Aksansız konuşmayla, aksanlı konuşmanın arasındaki fark, bazı kelimeleri farklı telafuz etmekten geçiyor. Bu konuda biraz araştırma yapıp, Türkiye’de hangi hataların yapıldığını görebilirsiniz. ‘Th’ ve ‘w’ sesleri bunlara örnek. Bunları düzeltmeye çalışmanız, bunlar üzerine ekstra efor sarfetmeniz sizi zamanla aksanız yapacak, ana diliniz İngilizce’ymiş gibi konuşuyor olacaksınız.

Cambly’de yabancı hocalarla birlikte İngilizce’ni geliştirmek için tıkla.