9 ADIMDA İNGİLİZCE ÖĞRENMEYE GİDEN YOL

1. Hedef Belirle

İngilizce öğrenmek için en göz ardı edilen ama aslında en önemli olan konu doğru bir hedef belirlemektir. Hedefsiz başlayan hiçbir iş amacına ulaşamaz ki zaten ulaşılacak bir amaç belirlenmemiş demektir. O halde hemen işe koyulmadan önce, bir süre durun ve neden İngilizce öğrenmek istediğinize karar verin. Bu bir sınavı geçmek olabilir, insanlarla daha rahat iletişim kurmak olabilir, kariyerinizde basamak atlamak olabilir veya İngilizce bir filmi baştan sona orijinal dilinde izlemek olabilir, hiç önemli değil, her hedef bireyseldir. Peki hedef ne işinize yarayacak?

Hedefler iki temel işe yarar. Öncelikle daha motive kalmanızı sağlar. Bunun dışında hedef sahibi olmak, ilerlemenizi gözlemlemek için en iyi yoldur. Hedefe ne kadar yaklaştığınızla, geride bıraktığınız aşamaları kolayca görmek mümkün.

2. Plan Yap

Hedefimiz varsa eksik olan ikinci şey bir plan sahibi olmaktır. Amacınız ne kadar iyi olursa olsun, plansız bir iş sonunda duvara toslamaya mahkumdur. Ders planı, programı olmadan bir okulda ders almaya çalıştığınızı düşünsenize, nasıl bir curcuna olurdu değil mi?

O halde süreci gözlemlemek ve düzenlemek için basit de olsa plan yapmamız gerektiğini kesinlikle kabul etmeliyiz. Plan bize iki şey sağlar. Öncelikle planımız olursa düzenli çalışırız. Uzmanlar bize düzenli çalışmanın başarı üzerinde çok çalışmaktan daha etkili olduğunu söylemektedir. Plan yapmanın ikinci iyi tarafı ise sizi düzensizlikten kurtararak öğrenmenizin daha sade olmasını sağlamasıdır. Neye ne kadar zaman harcadığınızı bilir ve eksiklerinize odaklanabilirsiniz. Hadi durmayın öyleyse, hemen planınızı yapmaya başlayın, ama sizin için önemli bir not; çalışma planlarınızda İngilizcenin 4 temel unsuru olan konuşma, yazma, dinleme ve okumaya yer verdiğinizden emin olun.

3. Araç Belirle

Harika bir ev yapma hedefiniz var, bir mimara mükemmel bir plan yaptırdınız fakat elinizde malzeme yok! Ne kadar absürt olurdu değil mi? O halde İngilizce öğrenme sürecimizde 3. aşama doğru aletlere ve araçlara sahip olmaktır.

Bu iş biraz sorunlu olabilir, çünkü İnternet dünyasında binlerce kaynak sizi bekliyor ve hangisinin doğru tercih olduğundan emin değilsiniz. O halde belli başlı kaynaklara yönelmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Okuma için Oxford bookworms serisi, dilbilgisi için Cambridge kitapları, sözlük için Tureng, listening için TED videoları işinizi görebilir. Peki ya konuşma?

İşte burada Cambly devreye giriyor, sizi tüm dünyadan gerçek hocalarla buluşturarak, konuşma pratiği yapmanızı sağlıyor. Eskiden anadili İngilizce olan kişilerle konuşmak ancak yabancı bir arkadaşınız olursa veya yurtdışına gitmekle mümkün olabilirdi, şimdi ise Cambly ile bu imkana her yerde sahipsiniz.

Hemen Cambly’e ücretsiz kaydolun ve cambly1372 koduyla 10 dakika görüşme hakkı kazanın.

4. Ortam Oluştur

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan. Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim gibi ifadeleri duymuşsunuzdur. Peki bunların İngilizce ile ne alakası var diyebilirsiniz. İngilizce öğrenme ortamı en az yukarıda saydığımız maddeler kadar önemlidir. Uygun düzenlenmiş bir ortamda çalışmak beyninizi dinç tutar. Örneğin duvarlara post-itler yapıştırabilirsiniz, sosyal medya hesaplarınızın dilini İngilizce yapabilirsiniz, yabancı Facebook arkadaşları edinebilirsiniz ve bunlar gibi daha birçok şey. Mümkünse İngilizce öğrenen arkadaşlar edinin ve öğrenme sürecinizi birlikte takip edin.

5. Harekete geç

Evet, yukarıdaki 4 maddeyi tamamladıysanız artık hareket geçme zamanı gelmiş demektir. Herkes İngilizce öğrenmeyi planlar ama çok azı harekete geçer. Burada da 80/20 kuralı geçerli. 100 kişi İngilizce öğrenmek ister, 80 kişi başka bir güne erteler, 20 kişi harekete geçer. O 20 kişinin de yine %20’si sonuna kadar hedefine bağlı kalır. Siz hangi yüzdenin içinde olacaksınız? Hadi şimdi düşünmeyi bırakın ve harekete geçin.

6. Hata yapmaktan korkma

Hata yapmaktan korkarak İngilizce öğrenmemiz mümkün değildir. Bunun sebebi ise oldukça basittir, hata yapmazsanız doğrusunu öğrenmezsiniz. Hata yapmaktan korkmak bizi İngilizceyi kullanmaktan alıkoyar. Kullanılmayan bir İngilizce ise kitabi bir bilgi olmaktan fazlası değildir. Bu sadece İngilizce öğrenmek için değil her şey için geçerlidir. Herhangi bir müzik enstrümanı çalmayı denediyseniz bilirsiniz. Şarkıyı tam ve doğru çalabilmek için kaç kere hata yapar, kaç kere baştan başlarsınız değil mi? O halde yapmanız gereken hata yapmak ve bunları kafaya takmamak olmalıdır. Emin olun ilerde yaptığınız bu hatalar size komik bile gelecektir. Bunun yanında aklınızdan çıkarmamanız gereken bir şey daha var; hiçbir yabancı İngilizce öğrenen birisinin hatalarını yargılamaz, hatta sempatik bile bulur.

7. Günlük Hayatla Harmanla

Günlük hayatta ne yapıyorsan ol, kaç yaşında olursan ol sen artık bir İngilizce öğrencisisin ve bir İngilizce öğrencisi her fırsatı değerlendirir. O halde neler yapabileceğine ve İngilizceyi hayatınla nasıl harmanlayacağına bakma vakti gelmiş demektir. Aşağıdaki listeye sen de eklemeler yapabilir, geliştirebilirsin.

İşte sana günlük hayatta İngilizceye dair birkaç ipucu:

  • Market listesini İngilizce yazın
  • TV izlerken İngilizce altyazıları açın (Tivibu, Digiturk vs gibi bir çok hizmet sağlayıcıda mümkün)
  • Çalışırken İngilizce olan müzik veya radyo istasyonlarını dinleyin
  • İngilizce basit bir günlük tutun
  • Telefonunuza İngilizce bir sözlük indirin ve merak ettiklerinize sürekli bakın
  • Yakınlarda gördüğünüz posterleri veya reklam panolarını aklınızdan İngilizceye çevirmeye çalışın

8. Eğlenceli Hale Getir

Yapılan araştırmalar eğlenceli olarak görülen şeylerin daha kolay öğrenildiğini kanıtlamıştır. Hatta “If you are not having fun, you are not learning.” demişler. Yani, eğlenmiyorsan öğrenmiyorsun demektir. İngilizce çalışmak size hala sıkıcı geliyorsa henüz 21. yüzyılda değilsiniz demektir. Artık o kadar çok seçenek var ki. Film dizi istiyorsanız Netflix, daha kısa, günlük ve amatör videolar istiyorsanız YouTube, şarkı istiyorsanız Spotify. Hem de hemen hepsinin İngilizce ve Türkçe metinleri mevcut. Çok değil, bundan 15 yıl önce bunların hiçbiri yoktu. Tabi Cambly de. 🙂 Bunları yaparken Cambly’den hocalarla eğlenceli muhabbetler yapmayı da unutmayın, olur mu?

9. Değerlendir

Ne demişler, kontrolsüz güç güç değildir. O halde bazen durup kendimizi kontrol etmek iyidir değil mi? Hızlıca koşup yorulmaktansa, molalar vererek, hedefimize ve başladığımız noktalara bakmak çok daha iyidir. Bu hem sizi motive tutar hem de süreç içerisinde sıkıntılı gördüğünüz şeyleri değiştirme şansı verir. Kendinize bir tablo yapın ve hangi konuda ne kadar ilerlediğinizi yazıp, ilerlemenize göre onu fosforlu kalemle boyayın. Hem eğlenceli hem de pratik. Bunun yanında kendinize küçük sınavlar da yapabilirsiniz. Bunlar öyle sıkıcı şeyler olmak zorunda da değil. İşte size bir sınav örneği; bir ay önce izlediğiniz İngilizce filmi tekrar izleyin ve anlama seviyeniz değişmiş mi, not aldığınız kelimeler azalmış mı bir bakın.

Uygulamayı cihazınıza indirin

 

Evde İngilizce konuşma pratiği yapmanın 4 yolu

Evde İngilizce konuşma pratiği yapmanın 4 yolu

Yoğun programınız gereği işten sonra bir de kurstan kursa koşmak istemiyor olabilirsiniz ya da bakmanız gereken küçük bir çocuğunuz olduğu için evden uzun süreli ayrılamıyor olabilirsiniz. Bu gibi nedenler sizi İngilizceden uzak tutmasın. Fırsat bulduğunuz her 15 dakika ya da yarım saatte İngilizce konuşma pratiği yapabilir, evde olmayı avantaja çevirebilirsiniz. İşte evde rahatlıkla uygulayabileceğiniz ve sizi hem kariyerinizde hem kişisel gelişiminizde yukarı taşıyacak 4 yöntem.

Öncelikle belirtmeliyiz ki her yetenek kendisini ne kadar pratik ederseniz o kadar gelişir. Dilleri genelde dört yeteneğe ayırıyoruz; okuma, yazma, dinleme ve konuşma. Ne kadar çok okursanız o kadar iyi okursunuz. Sürekli okuma yapmanın konuşma yeteneğine katkısı çok azdır. O yüzden olabildiğince konuşmamız lazım. Peki nasıl?

Kendinize bir “speaking partner” bulun

Özellikle zorlandığımız aktiviteleri başkalarıyla yapınca biraz daha kolaylaşır işimiz. Her sabah tek başınıza koşmaya çıkmaktansa bir arkadaşla beraber çıkmak daha kolaydır. O nedenle İngilizce konuşma pratiği yapmak için kendinize bir konuşma partneri bulmalısınız. Bu arkadaşınız da sizin gibi İngilizcesini geliştirmeye hevesli olmalı ve mümkünse İngilizcesi sizden “bir tık” iyi olmalı. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki, aynı seviyede iki kişinin yaptığı pratiğin iki tarafa da pek bir faydası olmuyor. Ayrıca İngilizceyi sizden iyi bilen biri sizin hatalarınızı da düzeltebilir. Eğer hazırlık sınıfı öğrencisiyseniz bu bir nebze daha kolay, çünkü işi gücü İngilizce olan bir sınıf dolusu insanla birliktesiniz. Çalışıyorsanız iş yerinden birini bulabilirsiniz belki. Bu arkadaşınızla mümkün olduğunca hiç Türkçe konuşmayın. Böylece günlük konuşmalarda epey yol aldığınızı göreceksiniz. Gün içinde o arkadaşınıza bir şey söylemek istediğinizde “bunu İngilizce nasıl ifade ederim” diye düşünürken bulacaksınız kendinizi. Bu harika bir alıştırma olacaktır sizin için.

Evde olması gereken kişilerse arkadaşlarıyla yüzyüze görüşmekten çok mesajlaşıyor olabilirler, siz de mesajları İngilizce yazın. Eğer çoğu insan gibiyseniz mesajlarda daha rahat olacaksınız ve dolayısıyla kullandığınız İngilizce de daha iyi olacak. Her ne kadar size çok katkı sağlayacak olsa da konuşmanın yerini tamamiyle alamayacaktır. Yukarıda dediğimiz gibi her yetenek kendisini ne kadar pratik ederseniz o kadar gelişir. Mesajlaşmak da en çok İngilizce yazma becerinizi geliştirecektir. İmkanınız varsa Skype’la bağlanın, hiç olmadı telefon edin.

İlk maddeyi bitirmeden önce şunu hatırlatmakta fayda var; bu tekniği aile üyeleriyle denemeyin. Neden olduğunu anlayanlar olmuştur. Aile bireyleriyle aramızda farklı bir samimiyet olduğundan, onların birbirine bir şey öğretmesi zordur. Direksiyon dersi verme çabaları akla ilk gelenlerden. 🙂 İngilizce konuşmada da zaten baştan çekingen olduğumuz için kolayca dalga geçen bir abi veya abla İngilizceye küsmenize neden olabilir.

Sesli okuyun

Belki de basit olduğu için çok göz ardı ediliyor bu yöntem ama çok etkili. Bir şeyleri Türkçe sesli okumak bile çok şey kazandırır bize. Diksiyonumuzu geliştirir, kelimeleri daha düzgün ve tam telaffuz ederiz. Konsantrasyonumuzu ve hafızamızı güçlendiririz. Ama konumuz İngilizce olduğu için bizim önerimiz İngilizce sesli okumanız. Neyi mi? Eğer günlük rutininizde işte veya okulda okumanız gereken makaleler, raporlar, haberler varsa onları. Yoksa ilgi alanınıza göre bloglar, kitaplar, dergiler olabilir. Peki neye yarayacak? Öncelikle İngilizcede de telaffuzunuz gelişecek, hem de çok hızlı ve çok fazla. Hangi kelimeleri söylemekte güçlük çektiğinizi ancak onları söylemeye çalıştığınızda fark edersiniz.

Barış Özcan’ın “hepimizin ihtiyaç duyduğu bir yetenek” adlı videosunda da bahsettiği gibi, sesle, gözle ve kulakla aktif olarak katılım, öğrenilen bilginin akılda bir öz-referans oluşturup diğer bilgilerden farklılaşmasını sağlıyor. Yapım etkisi, yani bir şeyler üretiyor olmanın sağladığı etki, insan hafızasında önemli bir rol oynuyor. Böylece bilgiler, ileride daha iyi hatırlanabilecek olan uzun süreli hafızaya kaydediliyor.

Ayrıca her dilin sesletim özellikleri farklı olduğu için yüzümüzdeki ve ağzımızdaki kaslar anadilimizde olmayan belli sesleri çıkarmaya alışık değildir. Sesli okuma bu kasları da güçlendirecektir. Bunun için ayna tekniği de öneriliyor. Sesli okumanın gücünden biraz daha faydalanmak isterseniz sesinizi kaydetmenizi öneririz. Okumaya başlamadan önce telefonunuzun ses kayıt uygulamasını açıp okuduklarınızı kaydedebilir, daha sonra bunları dinleyebilirsiniz. Okurken nerelerde zorlandığınızı fark edemeseniz bile ses kaydında yakalayabilir, bir sonrakinde düzeltmeye çalışabilirsiniz.

Anadili İngilizce olan hocalardan destek alın

2018’de yaşamanın avantajlarından biri hepimizin evinde bir bilgisayar ya da akıllı telefonla birlikte bir internet bağlantısının olması. Bu bize 10 yıl önce bile mümkün olmayan fırsatlar sağlıyor. Örneğin Cambly ile evinizin rahatlığında anadili İngilizce olan hocalardan ders alabilirsiniz, hem de yüzyüze ders almaya göre çok daha uygun maliyetle.

İster haftanın belli bir günü ve saati için ders rezervasyonu yapın, ister fırsat bulduğunuz ilk anda online eğitmenlerden birine bağlanın. Madde 1’de dediğimiz gibi hoca sizden iyi İngilizce bildiği için hatalarınızı düzeltecek ve gittikçe daha iyi İngilizce konuşuyor olacaksınız. Ayrıca söylemekte veya anlamakta güçlük çektiğiniz bir şey olursa uygulama içindeki chat bölümünü kullanarak direk mesaj atabilirsiniz, tek tıkla cümleleri kendi dilinize çevirebilirsiniz.

Yaptığınız görüşmelerin video kayıtları sizin hesabınızda tutulduğu için dersten sonra izleyebilir, hocanızın not aldığı düzeltilmesi gereken yerleri de görebilirsiniz. Madde 3’te anlattıklarımızı çok daha kolay ve etkili biçimde yapıyor olacaksınız yani.

Emin olamıyor musunuz? Kendiniz görün o halde. Hemen Cambly’e ücretsiz kaydolun ve cambly1372 koduyla 10 dakika görüşme hakkı kazanın.

Repeat after me

Çoğu zaman okuldaki İngilizce derslerinin alay konusu olan öğretmenden sonra tekrar etme aslında çok etkili bir yöntemdir. Netflix’ten ya da YouTube’dan bir video açıp, konuşulan cümleyi dikkatlice söyleyip ardından tekrar etmek size çok şey katacaktır. Burada dikkat edeceğiniz nokta ise şu olmalı; cümleyi dinledikten sonra kendiniz gibi söylemeyin, dinlediğiniz kişi gibi söyleyin. Dinlediğiniz kişinin telaffuzuna, tonlamasına, vurgularına, sesini nerede alçaltıp nerede yükselttiğine hatta mimiklerine ve beden diline dikkat edin. Aynısını yapmaya çalışın. Böylece İngilizce konuşmada istediğiniz noktaya ulaşabileceksiniz. Bu pratiği de güçlendirmek isterseniz ikinci maddedeki gibi kayıt yapın. Ama bu sefer video kaydı. Telefonunuzu kurun ve pratik yapmaya başlayın. Kaydettiğiniz videoyu izlerken karşılaştırma imkanı bulacaksınız. Tekrar ettiğiniz kişi gibi söyleyebilmiş misiniz? Hangi kısımları çalışmanız lazım? Cevaplar sizde…


Bu yöntemlerin hepsini aynı anda uygulamak zorunda değilsiniz ama her birini ayrı ayrı deneyip hangilerinin size uygun olduğunu ve hangilerinin sizin için işe yaradığını deneyebilirsiniz. Bunu keşfettikten sonra tek yapmanız gereken, yönteminizi hayatınızın bir parçası haline getirmek ve bir rutin olarak sürekli uygulamak. İngilizceyi hedeflediğiniz gibi konuştuğunuz günler sizi bekliyor…

Uygulamayı cihazınıza indirin