İngilizce Dersleri İçin Nasıl Çalışmalıyım?

Ülkemizde okullarda senelerce İngilizce dersleri veriliyor, fakat öğrenciler alınan teorik bilgileri pratiğe dökme konusunda hep eksik kalıyor. Genel olarak bütün öğrencilerin ortak bir derdi var : “Anlıyorum ama konuşamıyorum.”

İngilizce öğrenmeye veya öğretmeye başlamadan önce öğrencilerin ortak derdinin nedenleri ve nedenlerine bağlı sorunların çözümleri hakkında biraz düşünmek ve İngilizce öğrenme veya öğretme planını bilinçli bir şekilde yapmak gerekiyor

1. Ezbere dayalı eğitim sistemi

Öğrenmeye değil ezberletmeye dayalı bir eğitim sisteminin çocuklarıyız. Ezberlediğimiz konuları öğrendiğimiz konulardan daha çabuk unuttuğumuz ise bilinen bir gerçek.

İngilizce öğrenirken kelimeleri ezberlemek yerine öğrenmeliyiz. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Kelime dağarcığımızı genişletmeye çalışırken kelimelerin sadece sözlük anlamlarına göz atmak yerine değişik kullanım biçimlerini de incelemeliyiz ve yeni kelimeleri cümle içinde kullanmaya çalışmalıyız.

Örnek vermek gerekirse “go” fiilinin “gitmek” anlamına geldiğini biliyor olabilirsiniz peki bu fiilin yanına alacağı bir edat ya da zarfla tamamen değişik bir anlamda kullanılabileceğini biliyor muydunuz? Örneğin; “go on” “devam etmek”, “go ahead” “yapmaya başlamak” anlamlarına gelmektedir.

2. İngilizcenin bir ödev olarak görülmesi

İngilizce bir ödev ve zorunluluk olarak empoze ediliyor. Dolayısı ile küçük yaşlardaki öğrenciler İngilizcenin eğlenceli taraflarına değil zorlayıcı taraflarına maruz kalıyor. Bu da motivasyon kaybına sebep oluyor.

İngilizce öğrenmeyi olabildiğince eğlenceli hale getirmek ve yapılan yanlışlara kızmak yerine gülümsemek ve bu yanlışlardan öğretiler çıkarmak gerekiyor.

Görsel ve işitsel öğrenme yeteneklerimizi bu noktada etkili kullanmalıyız. Çocuklar şarkılar ve renkli şekillerle yetişkinler ise sesli bir şekilde kitap/dergi okuyarak ve İngilizce altyazılı dizi/film seyrederek İngilizce öğrenme serüvenlerine katkıda bulunabilir. Çünkü ancak dinlediklerimizi ve okuduklarımızı taklit ederek yeni ve başarılı cümleler kurabiliriz, tıpkı çocuklar gibi!

3. Pratiğe önem verilmemesi

Tekrar etmenin ve öğrendiğimiz bilgileri pratiğe dökmeye çalışmanın öğrenmeyi pekiştirdiği bilinen gerçekler.

Sınıflarda birbirimizi yaptığımız yanlışlardan dolayı yıllarca utandırdık ve bu yüzden bildiklerimizi pratiğe dökmekte hep zorluk yaşadık.

Türkçe konuşmaya çalışan bir yabancının kulağımıza ne kadar eğlenceli geldiğini ve çabasını ne kadar takdir ettiğimizi bir düşünsenize! İngilizce konuşurken ve bildiklerimizi pratiğe dökmeye çalışırken biz de karşımızdaki tarafından çabamız sonucu her zaman takdir ediliyoruz.

Şimdi bu utangaçlığı üzerimizden atıp ana dili İngilizce olan bir hocadan İngilizce dersleri alma zamanı!

(Ücretsiz 5 dakika deneme dersi için İngilizce dersleri kelime öbeğinin üzerine tıklayın!)

İngilizce Kursları – Online vs Geleneksel

İngilizce’nizi bir sonraki seviyeye taşımak istediğiniz noktada akla ilk gelen opsiyonlardan biri İngilizce kurslarıdır. Günümüzde internetin de gelişmesiyle birlikte geleneksel kursların yanı sıra online kurslar da bulunmaktadır. Peki hangisini, hangi koşullarda seçmelisiniz?

Geleneksel İngilizce Kursları

Gelenseksel İngilizce kurslarının en büyük artısı sınıf arkadaşlarınızın olmasıdır. Bu şekilde sınıfa gelmeye daha motive olabilirsiniz.

Aynı zamanda geleneksel İngilizce kurslarının birçok olumsuz yanı bulunmaktadır. Dersler fiziksel bir sınıfta verildiği için öğrencilere yansıtılan ücrette, kurumun ödeyeceği kira, fatura ve benzeri masraflar da bulunmaktadır. Günümüzde en pahalı İngilizce öğrenme seçeneği geleneksel İngilizce kurslarıdır.

Geleneksel İngilizce kurslarının bir başka zayıf yanı ise esnekliktir. Planınızı her zaman ders saatinize göre ayarlamanız gerekir. Üç aylık bir kurs boyunca, eğer Pazar günü ders alıyorsanız, hiçbir Pazar günü farklı bir plan yapamazsınız. Ya da ödediğiniz ücretten vazgeçer ve dersi kaçırırsınız.

Ayrıca geleneksel İngilizce kurslarında yabancı hocalardan çok yerli hocalara yer verilmektedir. Yerli hocalardan İngilizce kuralları öğrenmek verimli olacaktır; ancak yabancı hocalarla konuşmadan İngilizce öğrenirseniz, ağır bir aksana ve anlaşılmaz bir İngilizce’ye sahip olabilirsiniz.

Son olarak, bir sınıfla ders alıyor olmak, size gereken özel ilgiyi alamamanıza ve kişisel hatalarınızı, gelişim noktalarınızı kavrayamamanıza yol açacaktır. Eğer dersinizi özel derse çevirmek isterseniz de yüksek ücretler ödemeniz gerekecektir.

Online İngilizce Kursları

Online İngilizce kursları daha ekonomiktir. Hocaya evinizden bağlanabilirsiniz ve kurumun ödeyeceği sınıf, bina masrafına dahil olmazsınız. Teknolojinin geldiği noktada, internet o kadar hızlıdır ki, karşılıklı veya online olarak hocayla iletişim kurmanız arasındaki fark yok denecek kadar azdır.

Online İngilizce kursları daha esnektir. Günün istediğiniz saatinde, istediğiniz yerden derse bağlanabilirsiniz. Bu özellik tüm online kurslarda sağlanmamakta; ancak online İngilizce kursu Cambly’de sağlanmaktadır.

Online İngilizce kurslarında hem grup olarak hem de bireysel olarak ders alma şansınız vardır. Özel ders fiyatları piyasanın çok altında olmakla birlikte, grup dersleri daha da uygundur. Bu şekilde kişiye özel bir eğitim alabilir, İngilizce öğreniminizi hızlandırabilirsiniz

Online İngilizce kurslarında, hocaların Türkiye’de bulunması gerekmediği için, daha fazla yabancı hocayla karşılaşırsınız. Bu şekilde istediğiniz aksana ve düzgün İngilizce’ye sahip olabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hocaların aksanlı konuşan bir ülkeden olmamasıdır. (Filipin veya Sırbistan gibi) Online İngilizce kursu Cambly’de hocalar ana dili İngilizce ve aksansız hocalardan seçilmektedir.

Günümüzde online İngilizce kursları, geleneksellerin yerini almaktadırlar. Siz de size en faydalı olacak kursu seçip, İngilizce öğrenmeye başlayabilirsiniz.

What 3 Things Can I Do to Extend the Length of My Life?

Direction: After a short greeting, read the following article out loud with your tutor. Go over highlighted vocab/expression to make sure you understand everything. 

[Health ★★★★] What 3 Things Can I Do to Extend the Length of My Life?

 

(P1) Somewhere out there is a bunch of people who are going to live to be 100. In the U.S. alone, there were more than 77,000 centenarians in 2014. Still, that number is very small: centenarians represent less than a quarter of 1% of the entire U.S. population.

(P2) So how do you get to be one of them? You could invent a time machine, start your life over and do everything they did, or try to find a way to borrow their genes. Failing that, here are three things that longevity researchers recommend you start–and keep–doing.

STAY CURIOUS.
(P3) Once you’ve got a few years on you, it’s easy to think you’ve heard it all. But the idea that the world has nothing to teach you makes you stop asking questions–and that has consequences. “There is evidence that curiosity has longevity benefits,” says Laura L. Carstensen, a professor of psychology and public policy at Stanford University and the director of the Stanford Longevity Center. “Asking questions and discovering new things keeps you engaged with the world and with other people.”

(P4) Learning something new can be a form of problem solving: digging into an article about something unusual or asking a family member about her obscure doctoral thesis (and actually listening to the answer) requires you to exercise cognitive muscles that may have gone slack.

EAT WAY MORE PLANTS THAN YOU THINK YOU NEED TO.
(P5) The link between diet and well-being is something we learn early in life–and then forget over and over again until we die. That may be why so many people have diet-related diseases. In the U.S., nearly 28 million people have Type 2 diabetes, 86 million adults are prediabetic, roughly 1 in 3 adults suffers from high blood pressure, and a stunning 69% of adults are overweight.

(P6) So if there’s one thing worth drilling into your mind, it’s this: the healthiest diet is the one in which you eat a lot of plants. The celebrated Mediterranean diet is celebrated for a reason, with study after study showing that its focus on fruits, vegetables, nuts and olive oil is linked to a longer life.

(P7) A 2015 study of 450,000 European adults found those who ate a diet that was 70% plant-based–fruits, vegetables, nuts, whole grains and beans–had a 20% lower risk of dying of cardiovascular disease than other people. A Harvard University study found that people who ate eight or more servings of fruits and vegetables a day were 30% less likely to have a heart attack or stroke than people who ate less from the plant group.

(P8) Multiple studies on both laboratory animals and humans have shown that caloric restriction–following a diet whose calories are roughly 25% below the recommended adult daily calorie intake–can have life-extending benefits. That’s not the way most people would want to live, but replacing meats with fruits and vegetables can go a long way toward slashing calories in a more satisfying way.

RETHINK WHAT IT MEANS TO BE OLD.
(P8) It’s hard to feel positive about a stage of life when you spend every year leading up to it assuming that it’s going to be grim. That, of course, is a great way to ensure that grim is precisely what it becomes–but the inverse is also true. “Our research has shown that when more-positive beliefs about older individuals are held earlier in life, they can lead to health advantages,” says Becca Levy, an associate professor of epidemiology and psychology at the Yale School of Public Health. That, in turn, can mean a remarkable 7.5-year boost in life span compared with people who have negative beliefs about age.

(P9) That means remaining mindful of the contributions that older people make to others–and making those contributions yourself. There’s no reason to accept that seniors are all addled and frail just because so many TV shows depict them that way.

(P10) Mortality is nonnegotiable, which is probably what makes it seem so terrible. But the number of years you get–not to mention the way you spend them–can in many ways be up to you.

WORDS: 685

SOURCE: http://time.com/4673032/how-to-extend-the-length-of-my-life/

DISCUSSION QUESTIONS:

If you found the passage difficult to read or had problems understanding specific words or idiomatic expressions, please discuss them with your tutor. The following discussion questions should be answered in your own words and with your own arguments.

  1. Briefly, summarize the content of the article in your own words.
  2. What are some things that the article suggest you do to extend the length of your life? How much of the suggestions are you currently doing?
  3. Can you picture yourself when you are in your 80’s? What would have changed from now? What kind of individual do you imagine yourself to be?
  4. Describe someone that you know that had a very long, happy life. How were they living their lives differently? What can we learn from them? Share your thoughts with your Cambly tutor!

Cambly Practice Button

Why Employees At Apple And Google Are More Productive

Direction: After a short greeting, read the following article out loud with your tutor. Go over highlighted vocab/expression to make sure you understand everything. 

[Business ★★★★] Why Employees At Apple And Google Are More Productive

PHOTO: FLICKR USER ROGER SCHULTZ

(P1) Companies like Apple, Netflix, Google, and Dell are 40% more productive than the average company, according to research from the leadership consulting firm Bain & Company. You might think that it’s because these companies attract top-tier employees–high performers who are naturally gifted at productivity–but that’s not the case, says Bain & Company partner Michael Mankins.

(P2) “Our research found that these companies have 16% star players, while other companies have 15%,” he says. “They start with about the same mix of star players, but they are able to produce dramatically more output.”

(P3) It’s what they do with these high performers. Executives from large companies across 12 industry sectors worldwide said three components of human capital impact productivity more than anything else: time, talent, and energy. And the top quartile organized its business processes in a way that they’re 40% more productive than the rest and consequently have profit margins that are 30%-50% higher than industry averages.

(P4) They get more done by 10 a.m. Thursday morning than the others do in a week, but they don’t stop working,” says Mankins. “This difference compounds every year; over a decade, they can produce 30 times more than the rest, with the same number of employees.”

(P5) Mankins explores their methods and mindsets in his new book TIME | TALENT | ENERGY: Overcome Organizational Drag and Unleash Your Team’s Productive Power. Here’s what he found:

GROUPING A PLAYERS
(P6) The average company follows a method of unintentional egalitarianism, spreading star talent across all of the roles, says Mankins. Companies like Google and Apple, however, follow an intentionally nonegalitarian method. “They select a handful of roles that are business critical, affecting the success of the company’s strategy and execution, and they fill 95% of these roles with A-level quality,” says Mankins. “The rest of the roles have fewer star players.”

(P7) An example of how this can play out is Apple and Microsoft in early 2000s, says Mankins. “It took 600 Apple engineers fewer than two years to develop, debug, and deploy iOS 10,” he says. “Contrast that with 10,000 engineers at Microsoft that took more than five years to develop, debut, and ultimately retract Vista. The difference is in the way these companies chose to construct their teams.”

(P8) Apple used all-star teams because iOS 10 was a mission critical initiative. In addition, rewards were applied to team performance; no one person on the team could receive an exceptional performance appraisal unless the entire team did. On the other hand, Microsoft used a stacked ranking where 20% of every team got an exceptional review, and compensation was entirely based on individual performance. Microsoft eventually abolished stacked ranking, says Mankins.

(P9) “For every member of the team that is not a star player, productivity declines,” he says. “If 100% of the team is star players, productivity is extremely high.”

ELIMINATING ORGANIZATIONAL DRAG
(P10) The average company loses more than 25% of its productive power to organizational drag, processes that waste time and prevent people from getting things done, says Mankins. This often happens as a company grows, as the tendency is to put processes in place to replace judgment. Research published in Harvard Business Review found that organizational drag costs the economy more than $3 trillion each year in lost output.

(P11) The most common processes relate to expense management, says Mankins. “At most companies, there are spending limits and audits, and employees are tracked,” he says. “At Netflix, however, there is no expense policy. The only policy is, ‘Act in the best interest of Netflix.’ The company is telling employees, ‘We assume you are not here to rip off the company, and we’re not going to put in place processes that consume human capital, waste time, and zap energy.’ They tell employees to assume their best judgment, and they can be more productive if they’re not held back.”

INSPIRING LEADERS
(P12) An engaged employee is 44% more productive than a satisfied worker, but an employee who feels inspired at work is nearly 125% more productive than a satisfied one, says Mankins. The companies that inspire more employees perform better than the rest.

(P13) “We’ve been taught that you’re either a General Patton and can inspire others or you’re not, but this is not true,” he says. “Inspirational leadership can be taught. Companies that recognize that and invest in making it happen create meaningful impact on the productivity of their company.”

(P14) Dell Technologies recognized the productivity difference between inspired and average teams, says Mankins. “Sales teams led by an inspiring leader are 6% more productive than those that have an average leader. If you extrapolate that 6% it accounts for an extra $1 billion in annual revenue. Consider what [poor leadership] is costing your company.”

(P15) Individual talent is great, but it can’t turn companies into stars, Mankins says. “We could try everything we want to emulate the habits of highly effective individuals, but it doesn’t matter what we do individually if it runs counter to how an organization gets work done,” says Mankins. “Top-performing companies focus on collective instead of individual.”

WORDS: 839

SOURCE: https://www.fastcompany.com/3068771/work-smart/how-employees-at-apple-and-google-are-more-productive

DISCUSSION QUESTIONS:

If you found the passage difficult to read or had problems understanding specific words or idiomatic expressions, please discuss them with your tutor. The following discussion questions should be answered in your own words and with your own arguments.

  1. Briefly, summarize the content of the article in your own words.
  2. What are some things that the high-performing companies are doing differently from the average?
  3. Does your company/organization have management policies or processes that are meant to encourage more productivity? How effective is it?
  4. Explain the time when you were feeling very productive. What were you doing, and what are some of the components that contributed to high productivity? Share your thoughts with your Cambly tutor!

Cambly Practice Button

English Kelimesinin Kökeni

Tüm dünyada ortak dil kabul edilen İngilizce, her ne kadar Amerika ve İngiltere ile özdeşleşen bir dil olsa da kökenine bakıldığında uzun bir geçmişe sahip olduğu görülür. Cermen dil ailesine ait olan İngilizcenin başlangıç noktası milattan sonra 5. yüzyılda Cermen kabilelerinin İngiltere’yi işgaline dayanıyor.  Anglo, Sakson ve Jutes’lerden oluşan kabileler, Danimarka ve Kuzey Denizi’ni geçerek bu dili taşımaya başladılar. O dönemde ”Keltik” dilini konuşan Büyük Britanya, Cermen kabilelerinin Keltleri buradan sürmesiyle birlikte İngilizce ile tanıştı. Bu yeni dil, yaygınlaşmak için ilk önemli noktaya ulaşmış oldu. Kabileler, Angloslar nedeniyle dile başlangıçta “Anglik” ismi bulmuş olsa da her yüzyılda bu tanım gelişme göstermiş eski – orta ve yeni dönemlerden sonra  “English” yani “İngilizce” olarak anılmaya başlamıştır.

Peki Günümüzde İngilizcenin Önemi ve Dünyadaki Yeri Nedir?

Tüm dünyada İngilizce “küresel dil” olarak kabul edilir ve tüm ticari anlaşmalar bu dilde hazırlanır. İletişimden bilime, ticaretten diplomasiye kadar her alanda uluslararası iletişim ağını sağlayan dil İngilizcedir. Büyük Britanya’da benimsenen 2. Dünya Savaşı sonrası Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel alandaki ekonomik, kültürel ve ticari etkisi sebebiyle yaygınlaşan İngilizce kısa sürede yayılmış ve önemli hale gelmiştir.

İngilizcenin eğitim, ticaret, kültür, sanat, diplomasi, siyaset, tıp, seyahat ve daha birçok alanda önemli hale gelmesi İngilizce öğrenme gerekliliğini de artırmıştır. Birçok meslekte İngilizce bir zorunluluk olarak kabul edilmektedir. Resmi dili İngilizce olan çok sayıda ülke bulunuyor. Dünya eğitim müfredatına bakıldığında okullarda yabancı dil olarak İngilizcenin tercih edildiği görülüyor. Küresel çapta iletişimi sağlayan bir dil olması, pek çok ülkede ikinci dil olarak İngilizce öğretilmesini sağlıyor.

Cambly ile İngilizce öğrenmeye başlamak için tıkla. 

İş İngilizcesi – İş Yerinde Karşılaşacağınız İngilizce Kelimeler

İş hayatının zorlu yollarında her gün yeni bir engel ile karşılaşırsınız. Bu engeller kimi zaman bir iş arkadaşına sinir olmak gibi küçük çaplı, kimi zaman ise kariyerinizin önünde duran bir set gibi rahatsız edici boyutlarda olabilir. Ayrıca herkesin İngilizce bildiği inancı ile iş yerinde kullanılan İngilizce kelimeler hayatınızı daha da zorlaştırabilir. Muhtemelen her insan hayatının bir bölümünde İngilizce eğitim almış hatta İngilizce kelimeler kullanarak kendini ifade etmiştir. Ama iş ciddiye bindiğinde, kariyer basamakları önünüzde yükselmeye başladığında dil bilmenin ve bilinen dili başarılı bir şekilde kullanmanın öneminin de arttığını görebilirsiniz.

İş Hayatında Karşınıza En Çok Çıkan İngilizce Kelimeler ve Terimler

Deadline: Bir işin bitiş ya da teslim tarihini belirtmek için kullanılan İngilizce kelimeler arasında en yaygını deadline’dır.

Feedback: Hazırladığınız iş, proje ya da raporun teslim ettiğiniz veya incelemesini istediğiniz kişi tarafından incelenmesi ve size geri dönüş yapılmasını ifade eden kelimedir.

TBD: Bu bir kısaltma “to be determined” kalıbının kısaltması genellikle tarihi ya da sonucu belirlenmemiş ve daha sonra belirlenecek işler için kullanılır.

FYI: Bu kısaltmayı da bazı maillerde sıkça görebilirsiniz. Bu kısaltma “for your interest” kalıbının kısaltmasıdır ve dikkatinize, ilginize veya bilginize anlamında kullanılır.

İngilizce kelimelerin yanı sıra kalıplar da günümüzde özellikle plazalarda oldukça sık kullanılmaktadır. İngilizce kelimeler ile Türkçe kelimelerin veya Türkçe eklerin bir araya gelmesi ile oluşturulan kalıplar da çok sık tercih edilir. Confirm etmek ya da okeylemek, onaylamak anlamında kullanılırken check etmek kontrol etmek, save etmek kayıt yapmak, forwardlamak ise maili bir başkasına iletmek anlamlarında kullanılır. Dosyaları merge edelim derken dosyaları birleştirmekten, projeyi lead edelim derken projeye liderlik etmekten bahsedilir. Cancel etmek iptal etmeyi ifade etmek için kullanılır.

Şirketlerin globalleşmesi ile birlikte daha yaygın bir şekilde karşımıza çıkan İngilizce kelimeler ile iyi geçinmek zorundayız. Yöneticinizi ya da çalışma arkadaşlarınızı net bir şekilde anlamak, iletişimi kuvvetli tutmak ve güçlü bir kariyere sahip olmak için de İngilizce öğrenmek artık zorunluk oldu. Bu zorunluluğu eğlenceli bir şekilde yerine getirmek için bu İngilizce kelimeler ve kalıplarla işe başlayabilir, iş hayatınıza ufak bir yatırımda bulunabilirsiniz.

Cambly’de yabancı hocalarla birlikte İngilizce’ni geliştirmek için tıkla. 

İngilizce Diyaloglar – Filmlerden Unutulmaz Diyaloglar

İngilizce diyalogları incelemek, yeni kelimeleri ve dil bilgisi yapılarını nasıl kullanabileceğimizi öğrenmemize yarayacak eğlenceli bir alıştırma şekli. Genellikle günlük diyaloglar üzerinden çalışmak yerine, unutulmaz filmlerden unutulmaz diyalogları inceleyeceğiz. Bu şekilde diyalogları, kelimeleri ve dilbilgisi kalıplarını filmlerle bağdaşlaştıracak ve zamanı geldiğinde daha kolay hatırlayabileceksiniz.

al-pacino-godfather-ftr

“Keep your friends close, but your enemies closer.”  The Godfather 2

Arkadaşlarını yakın tut; ama düşmanlarını daha yakın.

48548_Fr5Slip-P1.tiff

”My name is Maximus Decimus Meridius, commander of the Armies of the North, General of the Felix Legions, loyal servant to the true emperor, Marcus Aurelius. Father to a murdered son, husband to a murdered wife. And I will have my vengeance, in this life or the next.” The Gladiator.

Benim adım Maximus Decimus Meridius, kuzeyin ordusunun komutanı, şanlı lejyonların generali, gerçek hükümdarın Marcus Aurelius’un sadık hizmetkarı. Öldürülmüş bir evladın babası, öldürülmüş bir kadının kocasıyım. Ve intikamımı alacağım, ya bu hayatta ya da bir sonrakinde.

fightclub_3072168b

”The first rule of Fight Club is: you do not talk about Fight Club. The second rule ofFight Club is: you DO NOT talk about Fight Club! Third rule of Fight Club: if someone yells “stop!”, goes limp, or taps out, the fight is over. Fourth rule: only two guys to a fight.” Fight Club

Dövüş kulübünün ilk kuralı dövüş kulübü hakkında konuşmamaktır. Dövüş kulübünün ikinci kuralı, dövüş kulübü hakkında KONUŞMAMAKTIR. Dövüş kulübünün üçüncü kuralı, eğer biri ‘DUR!’ diye bağırırsa, hareketsiz hale gelirse, pes ederse dövüş biter. Dördüncü kural: sadece iki kişi dövüşebilir.

joker2

”Why so serious? Let’s put a smile on that face.” The Dark Knight

Neden bu kadar ciddisin? Hadi o yüze bir gülücük yerleştirelim.

william_wallace

”They may take our lives, but they’ll never take our freedom.” Braveheart

Canımızı alabilirler ama özgürlüğümüzü hiç bir zaman alamazlar.

forrest-gump17

“My mama always said, life was like a box of chocolates. You never know what you gonna get.” Forrest Gump

Annem her zaman hayatın bir kutu çikolataya benzediğini söylerdi. Neyi alacağını hiçbir zaman bilemezsin.

gollum-turkish-president”My precious…” The Lord of the rings

Değerlim…

Cambly’de yabancı hocalarla birlikte İngilizce’ni geliştirmek için tıkla.